|
|
| Sorry, your entry can't be deleted right now. Please try again later. |
August 23 Ben, seni; adını bilmeden sevdim.

SEVDİM..
Ben, seni; adını bilmeden sevdim. Ve, “var”lığınla gülüşünü...
Ben seni, yaşını bilmeden, gözünü-kaşını bilmeden sevdim.Ve, “yar”lığa süzülüşünü.
Ben seni, sesini duymadan sevdim...Ve duymadan nefesini.Ben seni adını bilmeden sevdim...Ama; sevdim!..
Üşüyüşünü sevdim...Üşüyüşünü sevdim onüçüncü ayın ilk günü;“Gel, ısıt” deyişini!..Bekleyişini sevdim beşinci mevsimin gün bitimlerinde, bilerek gelmeyeceğimi...Akşam alacalarının gönlüne yürüyüşünü sevdim...Ve, kıpırtısız, karanlığa gömülüşünü sevdim.Bir de;“Gel, ışıt” deyişini!..
Ben seni, adını bilmeden sevdim.İhtiyacım... Cevabım...İsimler koydum sana; bahar yelim, çiçek tarlam... Gökkuşağım, ışığım... Kuşkanadım, pembe rüyam, çiy tanem...Seni, adını bilmeden sevince öğrendim; seni sevmek için gerekmiyordu ismini bilmem......Sevdim işte!
Ben, seni; yaşını bilmeden sevdim... Yani bilmeden sevdim deden yaşında mıyım, torununla akran mı!Ben seni, gözünü-kaşını bilmeden sevdim.Ben seni, sesini duymadan sevdim.
Ve hatta öğrenmeye korkarken, bilmeye kıyamazken seni......seni sevdim.Seni sevdim.
İçime salıncaklar kurdum gönlümün ipleriyle...Oturdun, sallayamadım; dokunurum diye korkumdan!Dolaştın boynuma bir sarmaşık gibi; okşayamadım....Koklayamadım!Dalgalarını taramamış olan parmaklarım yabancı saçlarına...Ve hâlâ bilmiyorum, gözlerin ne renk?.. Hangi yıldızlar mahpus içinde?
Ve ben sana hâlâ seni sevdiğimi söyleyemedim!..Ama ben seni; adını bilmeden, yaşını bilmeden... Yüzünü bilmeden, sesini bilmeden......seni bilmeden sevdim.Seni, “bilmeden” sevdim!Senin olmadığın ve benim olmadığım bir sokaktaki köşebaşında çarpıştı duygularımız! Döküldü içindekiler ve döküldü içimdekiler...Sen yoktun orda ve ben de yoktum;Ama sevda vardı!Ve, ben; seni hiç görmeden sevdim
Sen içimdesin`,
Yüregimde, kalbimdesin.
Üzülemiyorum.Sen yüregimdesin ya… Sende üzülürsün diye üzülemiyorum.Gözlerimdesin; En derinyerinde,Gözbebegimdesin.Aglayamıyorum.Sen gözlerimdesin ya… Sende aglarsın diye aglayamıyorum.
Aklımdasın; Beynimin en son noktasında,Yüregimi yöneten yerindesin.Gittigini düsünemiyorum.. Beni bırakıp gidersin ya…Benden korkup kaçarsın diye düsünemiyorum.Ellerimdesin… Avuçlarımın içinde, hayat çizgimdesin.Yazamıyorum.Sen ellerimdesin ya…Adını yazdıgım kagıdı
Yanlıslıkla atarım diye yazamıyorum

Geç kalınmış bir aşka yelken açtım.Büyük dalgalarla beraber.Kızgın fırtınalarla beraber.Direnmeye çalıştım.Her şeye rağmen direnmeye...
Konuşmayı denedim geç kalınan aşkımla.Kelimeler düğümlendi.Dudaklarım kenetlendi.Öylece bakakaldım dizlerim titreyerek.Susmayı denedim bu sefer.Belki sonsuza dek...
Bekledim saatlerce,haftalarca,aylarca...Bir umuttu içimdeki.Sadece küçücük bir umut. Belki kavuşacaktı sevdiğine, belki de tükenecekti bu umut...
Gecelere haykırdım.Aşkımı almak için yıldızlardan.Bir göz kırpmasıyla aydınlanacaktı gece.Belki de sıcacık bir gülümsemeyle...
Her şeye karşı geç kalınmış bir aşktı bu.Ne deniz fayda eder.ne bir umut ne de gece...
YASAKLIM
|
Trackbacks
The trackback URL for this entry is: http://cid-8aaa42d7457ec02b.spaces.live.com/blog/cns!8AAA42D7457EC02B!2051.trak Weblogs that reference this entry
|